NasilFirma'ya Hoşgeldiniz!

Ücret-fiyat sarmalına girebiliriz

Güldağ: Bu hafta başında Şans Sohbetleri Konya Sanayi Odası Meclis toplantısına konuk olmuştu. Şimdi de Kahramanmaraş’tayız. KASİAD’ın davetliyle …

Ücret-fiyat sarmalına girebiliriz

Güldağ: Bu hafta başında Şans Sohbetleri Konya Sanayi Odası Meclis toplantısına konuk olmuştu. Şimdi de Kahramanmaraş’tayız. KASİAD’ın davetliyle Şans Sohbetleri’ni ilk kez fiziki olarak İstanbul dışında yapıyoruz. Çok da mutluyuz. Çünkü yenilikçiliğe, inovasyona yönelen bir Kahramanmaraş görüyoruz. Detaylarını gazetemizde yazacağız. Ama Anadolu’nun bu yükselen üretim kentinde gördüklerimizle Türkiye’nin geleceğine ilişkin umutlarımız daha da arttı. Bu adımlar arttığında, Kahramanmaraş’ın vizyoner girişimcileriyle, etkin bir cazibe merkezine dönüşeceğini hissettik bu ziyaretimizde…

Ağaoğlu: Aynen katılıyorum. İş dünyasının en önemli konusu rekabet gücüdür. Kahramanmaraş’ın, özellikle gençleriyle, dünya ile bütünleşmiş ve hatta dünyaya kimi konularda liderlik yapacak girişimlerini artırdığında önümüzdeki dönemde rekabet gücüyle öne çıkacak bir dinamizme sahip olduğunu görüyorum.

Güldağ: Anadolu’nun bu üretim kabiliyeti giderek daha büyük bir avantaja da dönüşecek gibi görünüyor. Dünyada tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar, görünen o ki, Türkiye’ye yönelimi artırdı. Siparişler de artıyor. Yine Kahramanmaraş’ta öğrendik ki, yakın zamanda yapılan züccaciye fuarına katılan dünyanın en büyük tedarik firmaları Türkiye’den taleplerini büyütüyor. Türkiye’nin üretim gücüne ilgi artıyor. Ve biz bu süreçte bana göre, para piyasalarımızı gerektiği gibi yönetemiyoruz. Bir yanda Türkiye üretimde parlarken, finansal istikrarda maalesef enflasyon başta, hedefl erin epey uzağındayız. Üstelik, geçen haftaki değerlendirmemizde de vurguladığımız gibi iktisadi nedenlerle açıklanamayacak vaktinden evvel bir faiz indirimiyle finansal istikrarı yakalama imkanımızı da ciddi biçimde riske attık. Bundan sonraki sürece bakacak olursak, faiz indirim döngüsüne dair beklentilerde değişiklikler var. Yabancı bankalara bakıyorum, beklentilerini revize ettiler. 100 baz puan bekleyenler var, 200 baz puan daha indirir diyenler var. Senin beklentinde bir değişiklik oldu mu?

Ağaoğlu: Merkez Bankası hata yaptı, Pramatüre bir karar oldu.

Güldağ: Devamı gelir mi indirimin?

Ağaoğlu: Faiz indirimi döngüsü başladıysa, yıl sonuna kadar 100 baz puan daha indirir büyük ihtimalle.

Güldağ: Bir de çekirdek enflasyona bakarak hareket ediyorum dediğinizde, orası şu sıralar yüzde 16.5 civarında….

Ağaoğlu: Evet ama bu indirimler işe yarayacak mı? Bana göre hayır. Bugün kim çekirdek enflasyona göre alışveriş ediyor ki? enflasyon bu düzeydeyken ve halen açıklanan enflasyona da inanmazken, aşağı çekilen faizle kim mevduat yapacak. Kim bankadaki dolar hesabını bozup TL mevduata dönmeye razı olacak?

Güldağ: Zaten pek bir hareket görmüyoruz. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “Politika faiz indirimi mevduata anında 1 puan olarak yansıdı” dedi. Bu önemli. Ama bir yandan da ‘hoşgeldin faizi’ vb adı altında bankaların bir faiz yarışına girmeleri de söz konusu olabilir. Büyük meblağdaki mevduatlar da farklı oran arayışları içinde olacaklardır. Ayrıca kredi faizlerinde de henüz aşağı bir hareket yok.

Ağaoğlu: Ne mevduat ne de kredi faizinde önemli bir hareket olacağını düşünmüyorum. Bunu yaşadık biz; Merkez Bankası’nın faizleri artmadığında, işgören faiz 18-19’lardaydı. Daha da enteresanı, şu anda enflasyon rakamlarına inanmadığınız için dahi o mevduatı yapmayacaksınız. Ev fiyatları artıyor, çünkü insanlar kendilerini enflasyondan korumak için ev alıyor. Ev fiyatları artınca kira fiyatları da arttı, bir süre sonra dengelenecek ama ikinci el araba fiyatı birinci el araba fiyatını geçti. Kamu bankaları da yüzde 18’den kredi veriyor ama komisyonla falan 19,5’e getiriyor. Bozmayacaksınız, hele hele bilmiyorsanız fazla kurcalamayacaksınız. Şimdi bu dengeyi bozdunuz.

Güldağ: Faiz indirimi ve Merkez Bankası’nın değerlendirmeleri sonrası kur 8,90’ın üzerine kadar çıktı. Dolar/TL’nin seyri için ne düşünüyorsun?

Ağaoğlu: Merkez Bankası’nın bu kararının olumsuz etkisi dövizde çıktı diye görüyoruz ama aslında güven konusunda çıktı. Yine en büyük problemimiz, güven tesisi. Faiz indirimi çok erken ve tartışmalı geldi. Evet gelecekti ama hepimiz ikna olacaktık, enflasyona göre fazla faiz ödeniyor diyecektik o zaman kaçınılmazdı. Ben 50 baz puan indirimiyle yeni rekor kırmayız diye düşünüyordum ama 50’nin üzerindeki indirimle 9,20’nin yolu açılır diye düşünüyordum. Ama şimdilik 8,90’a kadar geldik. Küçük bir rekor kırdık ama bu sene içinde 100 baz puan daha gelirse 9,20’yi görürüz.

Güldağ: Ya gelmezse, gelmeme ihtimali de var çünkü. ‘İnecek’ diye bir söz verilmişti, tutuldu. Devamı gelmeyebilir.

Ağaoğlu: O zaman 100 baz puan birden neden indirdik? Neyse… Yeni indirim gelmezse dolarda 8,65 hedefimi koruyacağım. Gelirse 8,9650 hedefim var. Güven problemi çok şeyi etkiliyor ama özellikle enflasyon rakamlarına inanan çok az.

Güldağ: Tabii, dolarda Fed etkisini de göz ardı etmemek gerek. Erhan Aslanoğlu hoca ile konuştuğumuzda; Fed, varlık alımlarını 2022’nin ortasında bitirecek olursa ABD’nin tahvil getirilerinin sene sonuna doğru yüzde 2’lere yaklaşabileceği, 2022’nin ortasında da 2,5 gibi bir yere gelebileceği beklentisini paylaştı. Bu tablo doların TL karşısında daha da güçlü hale gelmesine yol açabilir.

Ağaoğlu: Dediğin gibi ABD 10 yıllıklarının 2,5’lere çıkması bizi etkileyebilir. Ama benim bahsettiğim 2 senaryo var. Bu yılın sonunda parasal genişlemeyi durduracak, hatta bir dahaki yılın sonunda faiz artışı beklentisi artacak. Fed eğer faiz artışını erkene alma durumuyla karşı karşıya kalırsa, ki enflasyonun kalıcı-geçici tartışmasında enflasyonla biraz daha mücadele edileceği, kalıcı olacağı ile ilgili bir hava ortaya çıkacak olursa gelişen ülkelerdeki olumsuz hava Türkiye’ye mutlaka yansıyacak. Ve biz faiz indirdiğimiz için artırmak durumuyla da karşı karşıya kalabiliriz. Ama Türkiye’nin dışarıyla çok fazla bağı kalmadı artık. Bir başka deyişle, yabancıların TL ile atak yapabilecekleri bütün köprüleri yıktık biz.

Güldağ: Sıcak para yatırımları bakımından söylüyorsun.

Ağaoğlu: Evet. Türkiye piyasası şu anda çok kolay girilebilir ama çıkılamaz bir piyasa olarak gözüküyor.

Güldağ: Şu anda tahvil piyasasında da yabancıların payı yüzde 5’in altında.

Ağaoğlu: Swap piyasası ile Türkiye’ye 3 defa para yatırmış olan yabancı yatırımcıların 3 defa canını yaktık, çok zarar ettiler. O yüzden de Londra’daki traderlar’ın ekranlarında artık TL yok, takip etmiyorlar. Para gelmiyor, gelmeyecek. Fed durumunda da bize etkisi olacaktır, biz kendi kendimize nem kaparız. Dışarıdan gelecek olumsuz bir etki olmayacaktır, olumsuz olmayacağı gibi olumlu da olmayacak. Türkiye’ye para girişi, maalesef yakın zamanda olmayacak. Döviz rezervlerini güçlendirecek daha iyi hamleler yapabilirler gibi düşünüyorum ama yapmadılar. Döviz rezervlerinin eksi olması, Türkiye ile ilgili algının negatif olması, köprünün yıkık olması ve son olarak da Merkez Bankası Başkanı’nın CDS kavramını çok iyi içselleştirememiş olması negatif unsurlar.

Güldağ: Ama öte yandan, Merkez Bankası, Eximbank kredilerini kaynaklarını kullanarak artırıyor. İnisiyatif almış görünüyor. Eximbank kredisinin büyük kısmını kullanan 2 bin firma. Bunu da büyük ölçüde ihracatı olmakla birlikte ithalatı da yüksek firmalar oluşturuyor. O noktada Merkez Bankası, daha orta boy firmalara ve net ihracatçı firmalara bu kredilerin verilmesini zorluyor. Reeskont kredilerini artıracak ama bunu daha çok net ihracatçı konumdaki orta boy firmalara verilmesi şartıyla… Bir de Eximbank TL veriyor döviz olarak geri alıyor. Bu da kredi alanların iki kere işlem yaparak döviz alıcısı olmalarını da beraberinde getiriyor. Buna da bir son verecekler.

Ağaoğlu: Bu kesinlikle doğru değil. Büyük şirketlerin hepsine bunu TL olarak vermek lazım. Diğeri neden doğru değil? Çünkü Merkez Bankası’ndan TL reeskont kullandığım zaman ben Merkez’e neyi vaat ediyorum? Bu TL ile yurtiçinde katma değerli ürünler üreteceğim, döviz gelecek ve ben bu dövizi sana getireceğim. Ancak 100 dolarlık ihracatın 70 doları ithalat. Keçiboynuzu ihraç edecek bir adam bile dağa gitmek için yakıt olarak mazot kullanmak zorunda, o da ithal. Son tahlilde ben o dövizi TL ile alacağım. Söylediğin krediyi talebi dışında kullananlar için geçerli.

Güldağ: Ama krediyi net ihracatçıya verdiğin zaman, amacı dışında kullanımı da azaltırsın. Neyse… Bir başka konu var beni düşündüren… Çalışanlardan ek zam talepleri artıyor. Özellikle de imalat sanayiinde… Geçim maliyeti arttıkça, insanlar daha yüksek ücretli işler aramaya başladı. İş değiştirmeler de artıyor. Bu bence 2021 sonunda asgari ücret tartışmalarıyla birlikte iş dünyasının en önemli tartışma konularından biri olmaya aday. Kaldı ki, dünyada da bu yönde tartışmalar büyüyor. Seçimler de yaklaşıyor. Daha önce seçim döneminde asgari ücretin yüzde 30 artırıldığına şahit olduk. Dahası, çalışanların refahtan aldığı pay, çok ciddi biçimde düştü. Türkiye’nin gelirleri 100 artıysa çalışanların gelirleri 40 arttı. Ve maalesef süreç tam gaz devam ediyor. TL’nin döviz karşında değer kaybı devam ediyor. Eninde sonunda enflasyonu besleyecek. Bu da bizi bir ücret-fiyat sarmalına sokabilir. enflasyonla mücadele iyice zorlaştı…

Ağaoğlu: Peki seçim döneminde miyiz?

Güldağ: 2023’in ilk yarısında seçim var tabii. Aslında faizin yüzde 18’e indirilmesi, bana göre seçimin 2022 sonunda yapılabileceğine ilişkin bir sinyal…

Ağaoğlu: Benim tahminim var. Resmi olan ve inanmadığımız enflasyonun altında gelecek asgari ücret artışının, ciddi bir infial yaratacağı konusunda tahminim var.

Güldağ: O da yüzde 30-35 midir?

Ağaoğlu: Resmi enflasyon 19,25. Buna hazırlıklı olunması gerekir. Çalışan tarafında, beyaz yakalarda benim daha önce hiç hissetmediğim kadar rahatsızlık oldu bu sene. Geçen yıl koronavirüs sebebiyle düşük zam yapıldı, geçen sene açıklanan enflasyon da düşüktü. Ama ondan sonra çok sert bir hayat pahalılığı oldu.

Pamuğa, kahveye gidenler altın ve gümüşe de gelecek

Güldağ: Para musluklarının kısılmaya başlayacağı altın ve gümüş nasıl seyreder?

Ağaoğlu: Parasal genişleme daralacak ve faiz artışları gelecek diye en fazla altın ve gümüş dayak yedi. Rakipleri kriptolar. 2008’de emtia spekülasyonu adını verdiğimiz süreçte sürekli 2 ayda bir indi- çıktı. Endüstriyel metaller, arkasından altın-gümüş, arkasından doğal gaz arkasından pirinç ve sıkıldılar petrole geldiler, kahveye geldiler. Şu anda da bir emtiadan çıkıp öbürüne giriyorlar. Şu anda kahve ve pamuk en popüler olanlar. Altın-gümüşe de geleceklerdir,

Güldağ: Gelince ne olacak?

Ağaoğlu: Gelince gümüşün 30 doların üzerine çıkmasını bekliyorum. Altın da yükselişe geçecektir. Faiz artırırken nasıl olacak diyeceksiniz, faiz artırırken pamuk da tarihi rekorlarından birini kırıyor. Kahve de öyle…

2022’de petrol 65-85 aralığında, doğal gaz sorun olur

Güldağ: ’80 doları gösterecekler’ diyordun, oldu…

Ağaoğlu: Ben 80 doları kasıma doğru bekliyordum ama geldi. İyi de oldu. Buradan bir geri gelmesi lazım ama şöyle ki ülkeler üstü bir manipülasyon var. Koronavirüs nedeniyle de çok düşmüştü. O da OPEC+ ülkelerinin işine gelmiyordu. Ülkeler üstü bir manipülasyonla bir şekilde fiyatı yukarıda tutmaya çalıştılar. Ve halen daha artırabilecekleri yer de var. Oysa arz-talep noktasında bir sıkıntı yok. Onun için de petrol 65 dolara düşecek. İstemedikleri için manipülasyona devam ediyorlar.

Güldağ: Ünlü ekonomist Keneneth Rogoff kısa süre önce şöyle bir tez öne sürdü: “Bu bildiğiniz enerji krizlerinden değil. Oyun değiştirici bir kriz. 70’li yıllarda petrolün varil başına 6 dolardan 45 dolara çıkması gibi büyük bir krize gidiyoruz.

Ağaoğlu: Şuna inanıyorum; 2050 yılında petrol çağı bitecek. 2050’de bugün sigara şirketlerine nasıl davranılıyorsa, muhtemelen topraktan petrol çıkaranlara da öyle davranma eğiliminde olacaklar. Ama şöyle bir problem var: Yeşil mutabakata geçiş çok pahalı hale gelecek bir süre sonra. Hadi biraz erteleyelim denen günleri göreceğiz. Koronavirüs ve petrol fiyatının çok düşmesi nedeniyle yeni saha aramaları gecikti. Bu bir gerçek. Şu anda benim beklentim petrolde en çok 85 doları önümüzdeki seneye zorlarız. 65-85 arasında oluşur fiyat.

Güldağ: Ya doğal gaz?

Ağaoğlu: Doğal gazda sorun var. Orada da müniplatif gelişmeler var. Kış soğuk geçecek deniliyor. Bilmiyoruz. Ama bu algıyla ve Çin’in yüksek talebiyle fiyatlar yükseliyor. Kontratlarımızı daha ucuz olduğu dönemde yenilemeliydik. Şimdi doğal gaz bizim için hayli pahalı hale gelecek.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ